Online Öğrenme Süresi Neden Kişiden Kişiye Değişir?

sorbor1

Aynı online kursu düşünün, Ayşe de Mehmet de pazartesi başlıyor. Ayşe iki haftada sertifikayı alıyor, Mehmet ise aynı içeriği altı haftada ancak bitiriyor. Bu fark çoğu zaman “kim daha zeki?” sorusuyla değil, online öğrenme süresini belirleyen koşullarla açıklanır.

Online eğitimde öğrenme süresi kişiden kişiye değişir çünkü herkesin ön bilgisi, odaklanma becerisi, zamanı ve motivasyonu aynı değil. Üstelik içerik de tek tip değil, bazı dersler kısa videolarla akarken bazıları uygulama, okuma ve tekrar ister. Ev ortamı, internet kalitesi, iş yükü ve aile sorumlulukları gibi dış etkenler de tempoyu doğrudan etkiler.

Bu yazıda, süreyi uzatan ya da kısaltan kişisel nedenleri (hedef, alışkanlık, dikkat), içerikle ilgili nedenleri (zorluk, yapı, ölçme) ve ortam kaynaklı nedenleri (dikkat dağıtıcılar, teknoloji, sosyal destek) net biçimde ayıracağız. Ayrıca, bitirme sürenizi gerçekçi şekilde hızlandırmak için uygulanabilir yöntemleri, özellikle de Online eğitimde konsantrasyonu artırma yolları gibi pratiklerle birlikte ele alacağız.

Online öğrenme süresi nedir, neden sabit bir rakam olmaz?

Online eğitim sayfasında gördüğünüz “2 saat, 6 modül, 24 ders” gibi süreler çoğu zaman kurs süresini anlatır. Yani içeriklerin toplam izlenme dakikasıdır. Oysa online öğrenme süresi, izleme kısmının ötesine geçer; not alma, uygulama yapma, tekrar, ödev ve sınava hazırlık gibi adımlar bu toplamı büyütür.

Bu yüzden “Bu kurs kaç saat sürer?” sorusu tek başına yanıltıcı olabilir. Daha doğru soru şudur: “Bu konuya hakim olmak için benim kaç saatim gider?” Çünkü öğrenme, dakikayla değil sonuçla ölçülür.

Kurs süresi ile öğrenme süresi arasındaki fark: izlemek başka, öğrenmek başka

Bir dersi izlemek, bir haritaya bakmak gibidir; yolu görürsünüz ama yürümek ayrı iştir. Kurs süresi genelde videonun başladığı andan bittiği ana kadar olan zamanı toplar. Öğrenme süresi ise “bunu gerçekten yapabiliyor muyum?” sorusuna cevap veren çalışmayı kapsar.

Basit bir örnek düşünelim: 30 dakikalık bir modül izlediniz. Bu modülün konusu diyelim ki “Excel’de koşullu biçimlendirme”. İzleme 30 dakika sürer, fakat öğrenme şuna benzer:

  • 15 dakika: önemli yerleri durdurup not alma

  • 25 dakika: aynı adımları dosya üzerinde uygulama

  • 10 dakika: hata yapınca geri dönüp tekrar izleme

  • 10 dakika: 3-5 farklı örnekle pekiştirme

Toplamda 30 dakikalık ders, rahatça 90 dakikaya çıkar. Üstelik bu çok normaldir.

Öğrenmeyi süreyle değil, çıktıyla takip edebilirsiniz. Örneğin:

  1. Konuyu bir başkasına kısa ve net anlatabiliyor musun?

  2. Sıfırdan bir dosyada adımları yardımsız uygulayabiliyor musun?

  3. Farklı bir örneğe geçtiğinde aynı mantığı uyarlayabiliyor musun?

Bu üçü “evet” olmadan, izleme bitse bile öğrenme tamamlanmış sayılmaz.

Asenkron eğitimde hız kontrolü kimde, süre neden daha çok değişir?

Asenkron eğitimde kontrol büyük ölçüde sizdedir. Video hızını artırabilir, durdurabilir, geri sarabilir, hatta aynı dersi iki gün sonra tekrar izleyebilirsiniz. Bu esneklik, online öğrenme süresinin kişiden kişiye daha çok oynamasına yol açar.

Süreyi uzatıp kısaltan tipik davranışlar şunlardır:

  • Videoyu 1.25x ya da 1.5x izlemek (özellikle tekrar konularda süreyi azaltır)

  • Kritik yerlerde durdurup ekran görüntüsü almak, not çıkarmak (süreyi artırır ama kalıcılığı güçlendirir)

  • Bilmediğiniz bir terim için ek kaynak açmak (kısa vadede süreyi uzatır, uzun vadede tekrar ihtiyacını azaltır)

  • Dersi “arka planda” açık bırakmak (süre kısa görünür ama öğrenme zayıflar)

Asenkronun avantajı şudur: Kendi ritmini bulursun. Risk tarafı ise şudur: Net bir plan yoksa, “sonra izlerim” döngüsü başlayabilir. Bu yüzden esnekliği küçük bir yapı ile dengelemek işe yarar; örneğin haftada 3 gün 45 dakika gibi.

Asenkron modelin temel mantığını daha geniş çerçevede görmek isterseniz, Senkron ve Asenkron Uzaktan Eğitim Modelleri içeriği iyi bir zemin sunar.

Senkron dersler süreyi sabitler ama herkesi aynı tempoya zorlayabilir

Senkron derslerde takvim bellidir; örneğin salı 20:00-21:30 arası canlı ders. Bu, “oturum süresi”ni sabitler ve ertelemeyi azaltır. Yine de öğrenme sabitlenmez, çünkü herkes aynı hızda kavramaz.

Canlı derste bazı kişiler konuyu ilk anlatımda oturtur, bazıları ise ders sonrası ekstra zamana ihtiyaç duyar. Özellikle daha yavaş öğrenenler şunlara daha çok zaman ayırır:

  • Ders kaydını yeniden izleme ve notları temizleme

  • Ek soru çözümü, mini denemeler, kısa ödevler

  • Eğitmene soru sorma, forumlarda tartışma, yanlışlarını analiz etme

Yani senkron ders “toplanma saatini” eşitler, ama online öğrenme süresi kişisel farklarla yine açılır. Bu yüzden canlı ders bitince “tamamdır” demek yerine, küçük bir tekrar penceresi planlamak daha gerçekçidir.

Kişisel etkenler: öğrenme hızı, motivasyon ve özdenetim

Aynı eğitimi alan iki kişinin online öğrenme süresinin farklı çıkması çoğu zaman “yetenek” meselesi değildir. Daha çok, kişinin nereden başladığı, öğrenmeye ne kadar anlam yüklediği ve dikkati nasıl yönettiğiyle ilgilidir. Birini hızlandıran şey, diğerini yavaşlatabilir; bu da gayet normaldir. Önemli olan, kendi koşullarını görüp buna göre plan yapmaktır.

Ön bilgi ve temel eksikleri: aynı derste farklı başlangıç çizgisi

Online eğitimde tempo, başlangıç noktanla doğrudan bağlantılıdır. İngilizce grameri daha önce çalışmış biri, zamanını yeni kural öğrenmeye değil, pratik yapmaya ayırır. Yazılımda temel kavramları bilen biri de “değişken, döngü, fonksiyon” gibi konularda takılmaz, örnek proje kısmına daha hızlı geçer.

Temel eksik varsa süreç başka türlü ilerler: dersin akışı seni taşımaz, sık sık durup “Bu ne demek?” diye araştırma yaparsın. Bu aramalar elbette işe yarar ama toplam süreyi büyütür. Kısacası, video 20 dakika olsa bile, araya giren boşluklar yüzünden çalışma 60 dakikaya uzayabilir.

Başlamadan önce kendine kısa bir “seviye kontrolü” yapman büyük fark yaratır. Şunu deneyebilirsin:

  • Konu başlıklarına göre 10 soruluk mini test hazırla (çok zor olmasına gerek yok).

  • Ya da 1 adet örnek problem seç, hiçbir şeye bakmadan çözmeyi dene.

  • Yanlış yaptığın yerleri “öğrenme planı”na ekle, böylece ders sırasında sürekli frene basmazsın.

Bu küçük hazırlık, hem moralini korur hem de öğrenme süreni daha öngörülebilir hale getirir.

Motivasyon ve hedef netliği: "Neden öğreniyorum?" sorusu hızı belirler

Motivasyon, gaz pedalı gibidir. Net hedefin varsa ilerlersin; hedef bulanıksa, en küçük engelde duraksarsın. “İngilizcemi geliştireyim” hedefi geniştir. “Her gün 10 dakika konuşma pratiği yapıp 4 haftada tanışma ve iş görüşmesi cümlelerini kuracağım” hedefi ise daha nettir ve hız kazandırır.

Motivasyon düştüğünde olan şey basittir: erteleme artar, kopmalar sıklaşır, geri dönüşte tekrar izleme ihtiyacı doğar. Bu da online öğrenme süresini fark ettirmeden uzatır.

Daha istikrarlı kalmak için uygulanabilir birkaç yöntem:

  • Kısa hedefler koy: “Bugün 1 modül” yerine “Bugün 1 ders + 3 soru”.

  • İlerlemeni görünür yap: Basit bir takip çizelgesine tamamladığın dersleri işaretle.

  • Küçük ödül kullan: 25-30 dakikalık çalışma sonrası kahve, kısa yürüyüş, sevdiğin bir şey.

  • Hedefini cümleye dök: “Bu eğitimi, işimde X görevi daha rahat yapmak için öğreniyorum.”

Hedef netleşince, öğrenme daha “yapılacak iş” haline gelir; duygu durumuna daha az bağlı kalırsın.

Özdenetim ve odak: dikkat dağılınca süre neden büyür?

Online öğrenmenin en büyük tuzağı, dersin hep orada durmasıdır. Bir bildirim gelir, “2 dakika bakayım” dersin; sonra 20 dakika geçmiş olur. Çoklu görev de benzer etki yaratır: Ders açıkken mesajlaşmak, aslında dersi iki kez dinlemek demektir.

Somut düşünelim: “Sadece 5 dakika sosyal medya molası” diye çıktığın ara, çoğu zaman şuna döner: bildirimler, kısa videolar, bir link daha… Sonra tekrar derse dönmek için zihni toparlama süresi gelir. Böylece 5 dakika, rahatça 30 dakikaya uzar.

Teknik boğmadan, basit bir düzen iş görür:

  1. 25 dakika çalışma, 5 dakika ara

  2. Ara geldiğinde telefonu eline almak yerine su iç, ayağa kalk, gözünü dinlendir

  3. Çalışma sırasında telefonu sessize al ya da başka odaya koy

Odak, “çok uzun çalışmak” değil, çalıştığın süreyi gerçekten kullanmaktır. Bu da doğrudan süreyi kısaltır.

Öğrenme stratejisi seçimi: not alma, tekrar, aralıklı çalışma

Aynı içeriği iki kişi izlesin. Biri videoyu akıcı şekilde bitirip “tamam” der. Diğeri kritik yerlerde durdurur, kısa not alır, kendi cümlesiyle özetler ve küçük bir deneme yapar. İlk kişi daha hızlı bitirmiş gibi görünür, ama birkaç gün sonra hatırlamadığı için geri dönmesi gerekir. İkinci kişi başta daha yavaş gider, sonra daha az tekrar ihtiyacı yaşar. Toplamda zaman kazandıran çoğu zaman ikinci yaklaşımdır.

Buradaki fark “pasif izleme” ile “aktif tekrar” arasındadır:

  • Pasif izleme: İzlersin, tanıdık gelir, ilerlersin; kalıcılık zayıf kalabilir.

  • Aktif tekrar: Kısa not, mini soru, kendi örneğini kurma; öğrenme sağlamlaşır.

Bir de aralıklı çalışma var. Aynı gün 3 saat yüklenmek yerine, 3 güne yayılmış 1’er saatlik çalışma çoğu kişide daha kalıcı olur. Çünkü beyin, araya zaman girince bilgiyi yeniden çağırmayı öğrenir. Bu sayede ileride “baştan sarma” ihtiyacı azalır ve online öğrenme süresi daha verimli hale gelir.

Basit bir başlangıç planı şudur: Bugün öğren, yarın 10 dakikada tekrar et, 1 hafta sonra 10 dakikada yeniden gözden geçir. Bu küçük tekrarlar, uzun tekrar seanslarının yerini tutar.

İçerik ve ders türü: konu zorluğu, pratik ihtiyacı ve ölçme yöntemi

Online öğrenme süresi, çoğu zaman kişinin hızından çok dersin doğasından etkilenir. Bazı konular “anladım” dediğin anda bitmez, çünkü asıl sınav ekranda değil, uygulamada başlar. Dil, yazılım, matematik gibi alanlarda öğrenme, tekrar eden deneme yanılma döngüleriyle ilerler. Buna karşılık bazı kavramsal derslerde (tarih, giriş seviyesinde teorik anlatımlar gibi) izleme ve not çıkarma daha büyük paya sahiptir.

Bu yüzden süre hesaplamak için tek bir ölçü yeterli olmaz. İçeriğin tasarımı ve değerlendirme yöntemi, işin içine ekstra saatler koyabilir ya da doğru kurguyla aynı hedefe daha kısa yoldan götürebilir.

Pratik isteyen derslerde süre uzar: dil, yazılım ve sayısal konular

Pratik isteyen derslerde öğrenme, “bilmek” ile “yapmak” arasındaki mesafeyi kapatmakla ilgilidir. Örneğin bir dil dersinde gramer konusunu anlamak kolay gelebilir, ama konuşurken doğru kullanmak başka bir beceridir. Yazılımda da benzer durum vardır; döngüyü izleyip “tamam” dersin, fakat kendi başına kod yazınca hata alırsın. İşte online öğrenme süresi burada uzar, çünkü tekrar döngüsü devreye girer.

Bu döngü genelde şöyle işler:

  1. Konuyu izlersin ve “anladım” hissi gelir.

  2. Uygulamaya geçersin, takılırsın.

  3. Geri sararsın, notlara bakarsın, başka örnek ararsın.

  4. Birkaç kez denersin, sonra gerçekten oturur.

Buradaki kritik ayrım şudur: “Anladım” hissi güven verir, “yapabiliyorum” ise beceri kazandırır. Dil öğrenirken bunu kısa bir testle anlayabilirsin: Konuyu izledikten sonra 2 dakika kendi cümlelerinle konuşabiliyor musun? Yazılımda da benzer bir kontrol işe yarar: Aynı kodu kapalı ekrandan, sıfırdan yazabiliyor musun?

Sayısal derslerde (matematik, istatistik, muhasebe gibi) pratik ihtiyacı daha da görünür olur. Çünkü bilgi, çoğu zaman bir formülden değil, farklı soru tipleriyle karşılaşınca güçlenir. Bir konuya “hakimim” demek, en az 10-20 farklı örnekte mantığı sürdürebilmek demektir. Bu da doğal olarak süreyi büyütür.

İçeriğin tasarımı: video uzunluğu, örnek sayısı, etkileşim ve geri bildirim

Dersin sunuluş biçimi, öğrenme hızını doğrudan etkiler. Uzun videolar bazen avantaj gibi görünür, “tek oturuşta hallederim” hissi verir. Ancak pratikte, uzun videolarda dikkat kayması daha sık olur. Dikkat kayınca kişi geri sarar, aynı yeri iki kez izler, notları toparlamaya çalışır. Sonuçta online öğrenme süresi uzar.

Kısa videolar ise daha yönetilebilir bir tempo sunar. Yalnız burada da tek başına süreyi kısaltan şey video süresi değildir. Asıl farkı şunlar yaratır:

  • Örnek sayısı: 5 dakikalık ders ama 6 farklı örnek varsa, farklı beyin bağlantıları kurarsın. Bu, sonradan tekrar ihtiyacını azaltır.

  • Etkileşimli alıştırmalar: İzledikten hemen sonra mini uygulama yapmak, pasif izlemeyi kırar.

  • Hızlı geri bildirim: Yanlışını anında görmek, “yanlış öğrenme”yi erkenden düzeltir. Yanlış öğrenme geç fark edilirse, düzeltme süresi daha pahalıya patlar.

Bu nedenle özellikle uygulamalı alanlarda, etkileşimli yapıya sahip programlar daha hızlı ilerleme sağlar. Örneğin kodlama tarafında plan yaparken, içerik türünü anlamak için Online Yazılım Eğitimleri gibi sayfalarda ders yapısı, örnekler ve uygulama dengesi hakkında fikir edinebilirsin.

Ölçme ve proje işleri: sınavlar, ödevler ve portföy çalışmaları süreyi değiştirir

Bazı kurslar sadece video izleyip biter. Bazıları ise “izle, yap, gönder, düzelt” çizgisinde ilerler. Aradaki fark, toplam online öğrenme süresi üzerinde çok belirgindir. Çünkü değerlendirme türü, öğrenmeyi bir çıktı üretmeye zorlar.

En yaygın ölçme türlerinin süreye etkisi genelde şöyledir:

  • Kısa quizler: Bilgiyi taze tutar, ama konu derinse tekrar ettirir. Hızlıdır, düzenli zaman ister.

  • Ödevler: Uygulamayı zorunlu kılar. Çoğu kişi burada ekstra araştırma yapar, süre artar.

  • Proje ve portföy çalışmaları: Süre en çok burada oynar. Çünkü herkes aynı hızda üretmez.

Özellikle proje tabanlı öğrenmede iki kişi aynı projeyi alır, biri 6 saatte çıkarır, diğeri 18 saatte. Bu fark çoğu zaman beceriden değil, karar sayısından gelir: Hangi yöntemi seçeceğim, nasıl tasarlayacağım, hatayı nereden bulacağım? Projeler süreyi uzatır, ama karşılığında daha kalıcı öğrenme verir. Bir anlamda “izledim” değil, “ürettim” dedirtir.

Kurs seçerken “toplam video süresi”ne bakmak yetmez. İçerikte proje, ödev ve ölçme varsa, kendi haftalık zamanını buna göre planlamak daha gerçekçi olur. Bu bakış açısıyla seçenekleri taramak için Sorbil Eğitim Katalogu sayfası, içerik türü ve ders yapısı hakkında hızlı bir genel resim sunar.

Ortam ve teknoloji: dikkat dağıtıcılar, cihaz, internet ve öğrenme analitiği

Online öğrenme süresi sadece “ne kadar çalıştım?” sorusuyla açıklanmaz, nerede ve hangi şartlarda çalıştığın da süreyi belirler. Aynı dersi evde izlerken 60 dakikada bitirip, işte veya kalabalık bir ortamda aynı 60 dakikayı iki saatte tamamlamak çok yaygındır. Teknoloji tarafında da benzer bir durum vardır; güçlü bir kurulum hız kazandırır, küçük aksaklıklar ise toplam süreyi sessizce büyütür.

Çalışma ortamı: gürültü, aile sorumlulukları ve kesintiler

Kesintiler, öğrenmenin görünmeyen maliyetidir. Asıl kayıp, bölündükten sonra yeniden odaklanmak için harcadığın “ısınma süresi”dir. Bir bildirimle bölündüğünde sadece 1-2 dakika gitmez, derse geri dönmek için zihnin tekrar toparlanır. Bu döngü gün içinde birkaç kez yaşanınca online öğrenme süresi belirgin biçimde uzar.

Evde çalışırken gürültü, aile sorumlulukları ve “bir iş daha araya sıkıştırayım” hali bunu artırır. İş yerinde ise toplantılar, anlık talepler ve açık ofis etkisi devreye girer. Kütüphanede dikkat daha iyi toplanabilir ama yer bulma, yol ve zamanlama da ek maliyet yaratabilir.

Küçük düzenlemelerle süreyi toparlamak mümkün:

  • Tek masa, tek amaç: Aynı masada hem yemek, hem iş, hem ders olunca zihin “öğrenme moduna” geçmekte zorlanır.

  • Kulaklık ve basit bir kural: Gürültü önleyici olmasa bile kulaklık, çevreyle arana sınır koyar.

  • Bildirim kapatma: Ders süresince mesaj ve sosyal medya bildirimlerini kapatmak, en hızlı kazançtır.

  • Kısa çalışma blokları: 25 dakika çalış, 5 dakika ara gibi bloklar, kesintileri yönetilebilir hale getirir.

Teknik koşullar: cihaz seçimi, internet kalitesi ve platform kullanma becerisi

Cihaz seçimi “rahatlık” gibi görünür ama pratikte öğrenme biçimini değiştirir. Mobilde video izlemek kolaydır, ancak not almak, ekranı bölmek, uygulama yapmak zorlaşır. Tablet, izleme ve okuma için iyidir; yine de uzun notlarda klavye ihtiyacı çıkar. Bilgisayar ise özellikle yazılım, Excel, tasarım gibi derslerde pratik tarafını hızlandırır, çünkü aynı anda ders ve uygulama yan yana yürür.

Zaman maliyeti yaratan klasik teknik senaryolar şunlardır:

  • İnternet kopar, video kalitesi düşer, aynı yeri tekrar izlersin.

  • Uygulama güncellemesi gelir, ders başlamadan 10-15 dakika “kurulum”la geçer.

  • Şifre, doğrulama, tarayıcı uyumsuzluğu derken “başlamak” uzar.

Bir de platformu kullanma becerisi var. Hız ayarı, yer imi, not alanı, indirilebilir materyal gibi özellikleri bilen kişi daha az oyalanır. Kurs seçerken bu deneyim farklarını görmek için En iyi online eğitim kursları listesi gibi karşılaştırmalar fikir verebilir.

Kişiselleştirme ve takip: öneriler, ilerleme göstergeleri, düşük katılımın bedeli

2025-2026 döneminde platformlar, ilerleme takibi ve AI destekli öneriler tarafında daha görünür hale geldi. Basitçe şunu yapıyorlar: Nerede zorlandığını, nerede hızlandığını izleyip bir sonraki adımı daha uygun seçmeye çalışıyorlar. Bazı kişiler için bu ciddi hız kazandırır, çünkü “ne yapacağım?” yükü azalır ve doğru pratik daha erken gelir.

Ama erteleme varsa tablo değişir. İlerleme çubuğu ve hatırlatmalar tek başına mucize yaratmaz. Katılım düştüğünde süreç genelde şöyle uzar: ara verilir, konu soğur, geri dönüşte tekrar izleme artar, pratik gecikir. Bu yüzden takip ekranlarını bir motivasyon aracı değil, bir “erken uyarı” gibi görmek işe yarar. Haftalık kısa bir kontrol (hangi modülde kaldım, nerede takıldım) bile online öğrenme süresini daha öngörülebilir hale getirir.

Conclusion

Online eğitimde öğrenme süresi tek bir şablona sığmaz, çünkü hız, kişinin başlangıç düzeyiyle, dersin yapısıyla ve çalıştığı koşullarla birlikte şekillenir. Bu farkı “bende bir sorun var” diye okumak yerine, kendi ritmini tanıyıp ona göre sistem kurmak daha doğru sonuç verir. Asıl amaç, kısa sürede bitirmek değil, bilgiyi kullanabilir hale getirmektir.

  • Kişisel etkenler: Ön bilgi, motivasyon, özdenetim ve çalışma alışkanlığı süreyi oynatır.

  • Ders türü: Pratik ve proje ağırlığı arttıkça tekrar döngüsü büyür.

  • Ortam ve teknoloji: Kesinti, cihaz seçimi, internet ve platformu kullanma becerisi hızını belirler.

3 adımlık plan:

  1. Hedefini tek cümleyle yaz.

  2. Haftada 3 gün, aynı saat aralığını sabitle.

  3. Her modüle pratik ve kısa tekrar ekle (ertesi gün 10 dakika, 1 hafta sonra 10 dakika).

Bu sistem için Eğitimde başarı için etkili çalışma yöntemleri iyi bir destek olur.

Hız farklı olabilir, önemli olan sürdürülebilirlik, bugün attığın küçük adımlar yarın birikerek gerçek ilerlemeyi getirir. Bu hafta ritmini sabitlemek için ilk adımın ne olacak?

Diğer Yazılar