Online Kurs Seçerken Dikkat Edilmesi Gereken 10 Kriter

sorbil

Online kurs seçimi artık “beğendim, aldım” kadar basit değil. Öğrenciysen sınav döneminde zamanın gidiyor, kariyer değiştirmeyi düşünüyorsan yanlış kurs aylarca oyalıyor, işinde yükselmek isteyen biriysen yanlış içerik doğrudan para kaybına dönüyor. Bu yüzden online kurs seçerken net kriterlerle ilerlemek şart.

2026 beklentisi de daha yüksek, çoğu kişi video derslerin yanında canlı ders desteği arıyor, uzun süreli erişim istiyor, ölçme ve değerlendirme ile gerçekten ilerlediğini görmek istiyor. Sertifikanın da “indirilebilir” olması yetmiyor, doğrulanabilir olması ve işveren karşısında anlam taşıması bekleniyor.

Bu yazıda 10 kriteri 4 başlık altında toplayıp hızlı bir kontrol listesine çevireceğiz. Amacın ister sıfırdan öğrenmek, ister mevcut becerini güncellemek olsun, bu kriterler her seviyeye uygulanır. İstersen önce benzer platformları gözden geçirmek için En iyi online eğitim kursları listesi yazısına da bakabilirsin.

Kursa başlamadan önce hedefini netleştir, sonra filtreyi daralt

Online kurs seçimini, markette raf raf ürün arasında kaybolmaya benzetebilirsin. Ne aradığını bilmiyorsan, en parlak ambalajı seçersin. Oysa doğru yaklaşım şu: önce hedef, sonra seviye ve tempo, en son bütçe. Çünkü kurslar arasındaki farkı asıl ortaya çıkaran şey, “benim hayatımda neyi değiştirecek” sorusudur.

Kısa bir çerçeve çizelim:

  • İşe girmek istiyorsan hedefin, portföy ve uygulanabilir beceri olmalı.

  • Terfi hedefliyorsan ölçülebilir iş çıktısı ve hız önemli.

  • Hobi için öğreniyorsan keyif, esneklik ve sürdürülebilir tempo öne çıkar.

Bu netlik, seçenekleri otomatik olarak daraltır ve yanlış kursu elemeni sağlar.

Ne öğrenmek istiyorsun, bunu hangi çıktıyla kanıtlayacaksın?

Kriter 1: Kursun hedefi ve öğrenme çıktıları. Kurs sayfasına girince ilk bakman gereken şey, “Kurs sonunda ne yapabiliyor olacağım?” cümlesine verilen net cevaptır. İyi bir kurs, konu başlıklarını değil, beceriyi ve çıktıyı yazar.

Somut çıktılara örnekler:

  • Bir web sayfasını hazırlayıp yayınlamak (alan adı, hosting, temel SEO dahil).

  • Excel’de ham veriyi temizleyip rapor ve dashboard üretmek (Pivot Table, grafik, formül seti).

  • İngilizce’de günlük konularda 3-5 dakikalık konuşma yapabilmek (tanışma, yön tarif etme, randevu alma).

  • Veri analizinde bir veri setini temizleyip görselleştirmek, kısa bir yorum notu yazmak.

Buna karşılık “sıfırdan uzman”, “kısa sürede profesyonel”, “garanti iş” gibi cümleler çoğu zaman ölçülemez. Belirsiz vaat, belirsiz sonuç doğurur. Senin aradığın şey, modül sonunda “şunu teslim edeceksin” diyebilen bir yapı.

2026 trendlerinde de bu netlik daha kritik hale geldi. İşverenler sertifikanın adından çok somut beceriyi ve ürettiğin işi görmek istiyor. Bu yüzden kurs hedefini, kendi hedefinle eşleştir ve kanıtı önceden belirle.

Seviyen ve zamanın kursun temposuna uyuyor mu?

Kriter 2: Seviye uyumu, ön koşullar ve haftalık çalışma süresi. Bir kurs başlangıç diye açılır ama içinde “Python biliyorsan” tarzı varsayımlar vardır. Ya da ileri seviye bir kurs, temel anlatmaya çok zaman ayırır. İki durumda da motivasyon düşer.

Seviye karışınca en sık yaşanan sorunlar:

  • Başlangıç öğrenci hızlı ilerleyen derste takılır, “ben yapamıyorum” hissine kapılır.

  • Orta-ileri seviye kişi yavaş tempoda sıkılır, yarıda bırakır.

Kayıt olmadan önce kurs açıklamasında şunları ara: ön koşullar, hedef kitle, örnek ders, içerik yoğunluğu, uygulama sayısı. Sonra kendine bir plan çıkar: Haftada kaç saat ayırabilirsin? 3 saatlik boş vaktin varken “haftada 10 saat” isteyen program, daha baştan riskli.

Bir de erişim süresi konusu var. Son yıllarda “1-2 yıl erişim” veya uzun erişim modeli yaygınlaştı. Bu iyi bir şey, çünkü tekrar etmek öğrenmenin parçası. Kursu seçerken “bitirmek” kadar “tekrar izleyip uygulayabilmek” de hedefin olsun.

Daha geniş bir perspektif istersen Online eğitimin geleceği ve yeni nesil yöntemler yazısı, öğrenme formatlarının nasıl değiştiğini iyi özetliyor.

Kursun fiyatı değil, toplam maliyeti önemli

Kriter 3: Fiyat-kalite dengesi. “Ucuz diye almak” online kursta en pahalı hatalardan biri olabilir. Çünkü asıl maliyet, karttan çekilen tutar değil, boşa giden zaman ve yarım kalan motivasyondur. Kalitesiz içerik, zayıf örnekler ve güncel olmayan materyal, seni hedefinden uzaklaştırır.

Toplam maliyet hesabı yaparken şunları kontrol et:

  • Sertifika ücreti ayrıca mı? Doğrulama veya basım bedeli var mı?

  • Sınav ücreti var mı (özellikle profesyonel sertifikalarda)?

  • Materyal, kitap, şablon, dataset gibi ek satın alımlar gerekiyor mu?

  • Kullanılan araçlar için yazılım lisansı gerekiyor mu (Excel eklentisi, tasarım aracı, IDE, bulut kredisi)?

  • İade politikası net mi, süre ve koşullar açık mı?

  • Taksit, abonelik, yenileme gibi ödeme modeli sana uyuyor mu?

Fiyatı değerlendirirken tek soru şu olmalı: “Bu kurs beni hedefime yaklaştıracak mı, yoksa beni oyalayacak mı?” Ucuz kurs iyi olabilir, pahalı kurs da kötü çıkabilir. Kararı toplam maliyet ve beklenen çıktı üzerinden ver.

Mini kontrol soruları (kayıt olmadan önce):

  1. Kurs bitince hangi somut işi göstereceğim (proje, rapor, sunum, portföy)?

  2. Bu kursun ön koşulları benim mevcut seviyeme uyuyor mu?

  3. Haftada kaç saat ayıracağım, kursun temposu buna gerçekten uygun mu?

  4. Sertifika, sınav, yazılım gibi ekler dahil toplam maliyet ne kadar?

  5. Kursu 1 ay sonra tekrar açtığımda, içerik hâlâ işime yarayacak mı?

İçerik ve öğretim kalitesi, öğrenmenin kaderini belirler

Online kursu satın almak kolay, onu bitirmek ve işe yarar bir beceriye çevirmek zor. Aradaki farkı çoğu zaman içeriğin kalitesi, müfredatın akışı, eğitmenin sahici deneyimi ve pratik ile ölçme sistemi belirler. Özellikle yazılım, yapay zeka ve siber güvenlik gibi alanlarda bilgi çabuk eskir, bu yüzden “iyi anlatılıyor” kadar “güncel mi?” sorusu da kritiktir.

Aşağıdaki kriterler, kurs sayfasında 10 dakika içinde anlayabileceğin somut sinyallere dayanır. Uzun vadede seni oyalayan kursu değil, seni ilerleten kursu seçmeyi hedefle.

İçerik güncel mi, modüller mantıklı bir sırada mı?

Kriter 4: İçeriğin kalitesi ve güncelliği. 2026’da hızla değişen alanlarda, içerik “bir kere çekildi, yıllarca satılıyor” modeliyle çabuk bayatlar. Bu yüzden ilk bakacağın yer, kursun son güncelleme tarihi olmalı. Platform bunu saklıyorsa veya belirsiz yazıyorsa, risk artar.

Kurs sayfasında şu kontrol noktalarını ara:

  • Son güncelleme tarihi: Yazılım için genelde son 6-12 ay, yapay zeka için son 3-6 ay, siber güvenlik için son 4-6 ay içinde güncellenmiş içerikler daha güven verir. Tarih net yazmalı.

  • Modül başlıkları: “Giriş”ten sonra bir anda ileri konuya zıplıyor mu? Başlıklar, beceri basamaklarını adım adım kurmalı.

  • Süreler ve ders sayısı: Her şey çok uzun mu, yoksa gereksiz yere bölünmüş mü? 40 saatlik eğitim iyi olabilir, ama içerik dağınıksa 10 saatlik net bir eğitim daha hızlı sonuç verir.

  • Örneklerin güncelliği: Ekran görüntüleri, araç isimleri, sürümler, arayüzler eski mi? “Bende bu menü yok” dedirten kurs, daha baştan zaman kaybettirir.

Bir de şuna dikkat et: Aşırı uzun ve dağınık içerik çoğu zaman kalite işareti değildir. 200 derslik bir arşiv gibi duran kurs, hedefin net değilse seni boğar. İyi müfredat, kalabalık olmak yerine düzenli olur; aynı konuyu üç farklı bölümde tekrar etmez, “önce temel, sonra uygulama, sonra proje” çizgisini korur.

Eğitmen gerçekten bu işi yapmış mı?

Kriter 5: Eğitmen deneyimi ve anlatım gücü. Kurs sayfasındaki ünvanlara bakmak kolaydır, ama asıl soru şudur: “Bu kişi anlattığını gerçekten üretmiş mi, yoksa sadece anlatıyor mu?” Sadece ünvan (mentor, uzman, lead) seni korumaz, kanıt korur.

Kanıt ararken şu sinyallere bak:

  • Proje örnekleri: GitHub, portföy, yayınlanmış iş, vaka çalışması, sektörde teslim edilmiş proje gibi somut izler var mı?

  • Sektör tecrübesi: Eğitmen aynı konuyu kaç yıldır uyguluyor? Hangi tip problemleri çözmüş?

  • Öğrenci yorumlarının içeriği: “Çok iyi” gibi kısa övgüler yerine, “şu projeyi yaptım”, “şu hatada takıldım, şöyle çözdük” gibi detaylı yorumlar daha güvenilir.

  • Anlatım düzeni: Konuyu sadece biliyor olmak yetmez, aktarabilmek gerekir. Planlı anlatım, örnek üzerinden ilerleme ve sık yapılan hataları göstermesi büyük artıdır.

Burada en pratik hamle, satın almadan önce demo dersi izlemek. Çünkü eğitmeni iki sayfada tanımak zordur, 10 dakikalık anlatım ise çoğu şeyi belli eder: tempo, netlik, örnek kalitesi ve “takılırsam beni taşıyabilir mi?” hissi.

Sadece izlemek yetmez, pratik ve ölçme şart

Kriter 6: Uygulama, ödev, proje, quiz ve deneme sınavları. Sadece izlenen bilgi, çoğu kişide hızlı söner. Bisiklet sürmeyi video izleyerek öğrenmeye benzer; mantığını anlarsın ama gidona geçmeden denge kurulmaz. Bu yüzden kursun “izle ve geç” değil, “yap ve ölç” kurgusunda olması gerekir.

Kurs sayfasında şu işaretleri ara:

  • Uygulama sayısı: Her modülden sonra kısa bir görev var mı, yoksa uygulama sadece en sonda mı?

  • Proje çıktısı: Portföye koyabileceğin bir proje üretiyor musun, yoksa ödevler küçük alıştırmalarla mı sınırlı?

  • Quiz ve deneme sınavları: Yanlışlarını gösteren, öğrenmeni pekiştiren testler var mı?

  • Değerlendirme sistemi: Varsa rubrik (puanlama ölçütleri) paylaşılıyor mu? “İyi proje” tanımı net mi?

  • Geri bildirim süresi: Ödev kontrolü, yorum, mentor yanıtı gibi destekler kaç gün içinde geliyor? 2 hafta sonra gelen geri bildirim motivasyonu düşürür.

Pratik kısmı güçlü kurslar, “ne öğrendin” sorusunu “ne ürettin” sorusuna çevirir. Sen de satın almadan önce kendine şunu söyle: Bu kursu bitirince elimde ölçülebilir bir çıktı var mı?

Kısa bir demo, uzun pişmanlıktan iyidir

Kriter 7: Demo ders, ücretsiz deneme ve ön izleme. Kursu seçmeden önce kısa bir ön izleme yapmak, uzun bir yanlış yatırımı engeller. Demo ders, kursun vitrini değil, mutfağıdır; nasıl öğretildiğini burada görürsün.

Demo izlerken şu sorulara odaklan:

  • Ses ve görüntü net mi? Gürültü, düşük ses, bulanık ekran uzun vadede yorucu olur.

  • Anlatım hızı sana uyuyor mu? Çok hızlıysa not alamazsın, çok yavaşsa koparsın.

  • Örnekler gerçek mi? Sadece tanım mı var, yoksa gerçek senaryo üzerinden mi gidiyor?

  • Notlar ve materyaller var mı? Slayt, özet PDF, kaynak listesi, indirilebilir dosya gibi destekler belirtiliyor mu?

  • Eğitmen dili anlaşılır mı? Terimleri açıklıyor mu, yoksa “bunu biliyorsun” diyerek geçiyor mu?

  • Hata yapınca ne oluyor? Demo içinde hata yakalama ve düzeltme var mı? Bu, gerçek öğrenmede büyük fark yaratır.

Demo dersi izledikten sonra karar cümlen basit olsun: “Bu anlatımı her gün 30-60 dakika dinlersem ilerler miyim, yoksa oyalanır mıyım?” Cevap net değilse, başka kurslara bakmak daha akıllıca olur.

Etkileşim, destek ve platform deneyimi işi kolaylaştırır

Online kursu satın almak çoğu zaman “evet” demek kadar kolay. Zor olan, o kursu düzenli takip edip bitirmek. Tam burada etkileşim, destek ve platform deneyimi devreye girer. Takıldığında ne olacağını bilmek, kursu yarıda bırakma riskini ciddi biçimde düşürür. Çünkü öğrenme süreci, çoğu zaman küçük bir yerde tıkanır: bir hata mesajı, anlaşılmayan bir kavram, ya da sadece motivasyon kaybı.

2026’da birçok platform, etkileşimi artırmak için topluluk alanları, quizler ve mobil uygulama özelliklerini güçlendiriyor. Yine de canlı temas ve hızlı destek, hâlâ her kursta standart değil. Bu yüzden satın almadan önce “içerik iyi mi?” kadar “zorlandığımda kim yanımda?” sorusunu da sormalısın.

Canlı ders ve soru-cevap kanalı var mı?

Kriter 8: Canlı etkileşim ve erişilebilir mentorluk. Asenkron kurslarda en sık yaşanan durum şu: Soruyu yazarsın, cevabı beklersin. O sırada akış bozulur, heves düşer, bazen de konu tamamen kapanır. Bu model, özellikle yeni başlayanlarda motivasyonu çabuk eritir.

Canlı ders veya canlı soru-cevap ise farklı bir psikoloji yaratır. Konuyu anlamadığın anda sorarsın, eğitmen veya mentor sorunu parçalar, sen de kaldığın yerden devam edersin. Bu, tamirciye arabayı bırakıp günlerce haber beklemekle, yanında durup “şu parçayı değiştiriyoruz” diye anında görmek arasındaki fark gibidir.

Kurs sayfasında şunları net görmeyi hedefle:

  • Canlı oturumların sıklığı ve takvimi (haftalık mı, aylık mı?)

  • Canlı dersler kaydediliyor mu, kaç gün veya kaç ay tekrar izleniyor

  • Eğitmene soru sormak için kanal var mı (Zoom, platform içi, Discord, forum)

  • Ofis saatleri (belirli zaman aralığında birebir soru sorabildiğin oturumlar) sunuluyor mu

  • Mentorluk “topluluk desteği” mi, yoksa gerçekten eğitmen geri bildirimi mi?

İpucu: Canlı oturum varsa ama kayıt yoksa, programın uymadığında avantaj kaybolur. “Kaçırırsam ne olacak?” sorusunun cevabını satın almadan önce al.

Bu konuda daha geniş bir çerçeve için dijital araçların öğrenmeyi nasıl etkilediğini anlatan https://www.sorbil.org/blog/dijital-egitim-araclarinin-etkili-kullanimi-online-egitimin-gelecegi içeriği de iyi bir tamamlayıcı olur.

Platformu kullanmak kolay mı, mobilde sorunsuz mu?

Kriter 9: Platform teknolojisi ve kullanıcı deneyimi. İyi içerik, kötü platformda ziyan olur. Video açılmıyorsa, altyazı yoksa, mobilde ders yarıda kalıyorsa bir süre sonra “bugün de izleyemedim” bahanesi otomatikleşir. Bu da kursun bitmesini engeller.

Satın almadan önce, mümkünse demo derste şu pratik kontrolleri yap:

  • Video oynatıcıda hız kontrolü var mı (1.25x, 1.5x gibi)

  • Altyazı var mı, Türkçe veya en azından anlaşılır bir dil seçeneği sunuyor mu

  • Mobil uygulama stabil mi, derse kaldığın yerden devam ediyor mu

  • Dersleri indirip çevrim dışı izleme seçeneği var mı (özellikle yolculukta çok işe yarar)

  • Ders içinde arama yapılabiliyor mu (bir terimi hızlı bulmak büyük zaman kazandırır)

  • Not alma, yer imi, bölüm işaretleme gibi küçük ama işlevli özellikler var mı

Bir de görünmeyen ama kritik konu: müşteri desteği. Ödeme sorunu, erişim hatası, sertifika indirme problemi gibi şeyler yaşanır. Burada önemli olan “destek var” yazması değil, dönüş süresi ve kanalın netliği. Canlı destek, e-posta, ticket sistemi, WhatsApp gibi seçenekler sunuluyor mu? “48 saat içinde dönüş” gibi net bir taahhüt yazıyor mu? Yazmıyorsa, kullanıcı yorumlarında bu konuya bak.

Erişim süresi, içerik sahipliği ve güncelleme hakkı net mi?

Kriter 10: Erişim süresi ve koşullar. “Sınırsız erişim” sözü kulağa güven verir ama her platformda aynı anlama gelmez. Bazı yerlerde “hesabın aktif kaldığı sürece” demektir, bazılarında aboneliğin bittiği gün erişim kesilir. Bazılarında da kurs yayından kalkarsa içerik gidebilir. Senin hedefin kısa süreli değilse, bu ayrıntılar doğrudan risk yönetimidir.

Satın almadan önce şu noktaları yazılı şekilde görmeye çalış:

  • Erişim modeli nedir: tek seferlik satın alma mı, abonelik mi?

  • “Sınırsız erişim” ifadesi, platform kapansa bile geçerli mi, yoksa sadece hesap aktifken mi?

  • Güncellemeler dahil mi? Yeni modüller eklenince ücretsiz mi, ek ücret çıkıyor mu?

  • Kurs içeriği değişirse, eski sürüme erişim devam ediyor mu?

  • Hesap paylaşımı yasak mı, cihaz sınırı var mı (telefon, tablet, laptop gibi)

  • Sertifika ve materyaller kursa erişim bittiğinde de indirilebilir kalıyor mu?

Kendine basit bir senaryo kur: 6 ay sonra yoğunlaştın ve ara verdin. Sonra geri döndüğünde içerik hâlâ orada mı, aynı fiyata tekrar mı alacaksın? Bu sorunun cevabı net değilse, o kurs “kolay başlatır”, “zor bitirir”.

Sertifika, portföy ve kurs sonrası fayda, kararını tamamlar

Bir kursu bitirdiğinde elinde ne kaldığı, seçimini doğru yapıp yapmadığını gösterir. Sertifika, tek başına işe alımı garanti etmez. Yine de doğru türde ve doğrulanabilir bir belge, iyi bir portföy çıktısı ve kurs sonrası destek birleşince işveren gözünde anlamlı bir hikaye oluşur: “Öğrendim, uyguladım, gösterebiliyorum.”

Sertifika gerçekten işe yarıyor mu, nerede geçerli?

Önce sertifikanın türünü ayır. Çünkü her “sertifika” aynı şeyi ifade etmez:

  • Platform sertifikası: Çoğu online kursun verdiği belgedir. CV’de iyi durur, öğrenme niyetini gösterir. Ama bazı iş ilanlarında “resmi belge” yerine geçmez.

  • Üniversite programı / üniversite iş birliği: Daha güçlü algı yaratır. Bazı kurumlar bu tip belgeleri daha ciddiye alır, özellikle kurumsal şirketlerde.

  • Resmi onaylı belgeler (MEB, üniversite onayı gibi): İlan veya kurum “sertifika şart” diyorsa, genelde aranan budur. Kamuda veya belirli mesleklerde resmiyet belirleyici olur.

Pratik öneri: İş ilanında sertifika isteniyorsa, “hangi kurumdan, hangi formatta” diye şartları kontrol et. “PDF sertifika” ile “resmi belge” aynı kefeye konmaz.

Bir de e-Devlet konusu var. e-Devlet sertifikayı onaylamaz, sadece entegre kurumların yüklediği belgeleri görüntülemeni sağlar. Yine de e-Devlet üzerinden sorgulanabilen belgeler işveren için güven verir, çünkü doğrulama kolaydır. Son olarak şunu netleştir: CV’ye yazmak ayrı, işte kullanmak ayrıdır. CV’de değer katan bir belge, kurum prosedüründe geçersiz sayılabilir.

Sertifika tarafında seçenekleri anlamak için Kariyerinizi yükseltecek kritik sertifikalar içeriği iyi bir referans olur.

Kurs sonunda elinde bir ürün var mı? Portföy bakışı

İşverenin asıl merak ettiği şey şudur: “Bu kişi öğrendiğini uygulayabiliyor mu?” Sertifika bunu kısmen anlatır, portföy ise doğrudan gösterir. Portföy, yaptığın işi vitrine koymaktır, boş bir dosya değil, kanıttır.

Basit örnekler:

  • Yazılım öğreniyorsan: GitHub’da çalışan bir proje, README’si olan bir depo

  • Tasarım öğreniyorsan: Figma dosyası, marka seti, UX akışı

  • Veri analizi öğreniyorsan: temizlenmiş veri, kısa rapor, görselleştirme çıktısı

  • Dil öğreniyorsan: 2-3 dakikalık konuşma kaydı, yazılı metin, düzeltme notları

En güçlü kombinasyon “sertifika + portföy” yaklaşımıdır. Sertifika “eğitimi tamamladım” der, portföy “işi yapabiliyorum” der. Kurs seçerken sayfada şu detayı ara: “Portföy projesi var mı, proje teslimi nasıl yapılıyor, geri bildirim veriliyor mu?” Proje sadece “ödev” olarak geçiştiriliyorsa, çıktı zayıf kalır.

Mezun desteği ve topluluk, motivasyonu diri tutar

Kursların büyük kısmı içerikten değil, yarıda bırakmaktan kaybettirir. Bu yüzden mezun desteği ve topluluk, görünmeyen ama etkisi büyük bir kriterdir. İyi programlarda şu destekler bulunur: kariyer koçluğu, CV kontrolü, mülakat provası, staj veya iş ağı, mezun grupları ve düzenli topluluk etkinlikleri.

Burada “var” demeleri yetmez, somutluk aramalısın. Takvim paylaşılıyor mu? İçerik planı var mı? Örnek CV değerlendirmesi veya mülakat senaryosu gösteriyorlar mı? Bunlar netse, destek gerçektir.

Son kontrol: Bitirme oranı ve mezun yorumları. Yorumlarda “sertifika aldım”dan çok, “şu projeyi yaptım, şu görüşmeye girdim” gibi kanıt içeren cümleler arayabilirsin. Topluluk, tek başına öğrenmeyi bir ekip antrenmanına çevirir; motivasyonun düştüğünde seni tekrar sahaya çıkarır.

Sonuç

Doğru online kursu seçmek, aslında basit bir eleme işi. Hedefini ve beklediğin çıktıyı netleştir, seviyene ve haftalık zamanına uyan bir tempo ara, fiyatı değil toplam maliyeti (sertifika, sınav, yazılım, iade koşulları) hesapla. İçerik güncel mi, modüller mantıklı akıyor mu, örnekler bugünün araçlarıyla uyumlu mu kontrol et. Eğitmenin işi gerçekten yaptığına dair kanıt gör, demo derste anlatım hızını ve ekran kalitesini test et. Sadece izlemekle yetinmeyen, pratik, proje ve ölçme içeren bir yapı seç, takıldığında ulaşabileceğin canlı soru kanalı ve makul geri dönüş süresi olsun. Platform mobilde sorunsuz çalışsın, altyazı ve hız ayarı gibi küçük detaylar seni yarıda bırakmaktan korur. Erişim ve güncelleme hakkı yazılı, sertifika ise doğrulanabilir olmalı. En önemlisi, aynı anda üç kursa girme; bitirme hedefini tek kursa bağla. Kurs sayfasını aç, bu kriterlerle 10 dakikalık tarama yap, sonra karar ver.

Diğer Yazılar